Lüleburgaz yaşanabilir bir dünya için pedallayacak!

Lüleburgaz’da Avrupa Yerel Demokrasi Haftası etkinlikleri kapsamında “Daha yaşanabilir bir dünya için pedallıyoruz” sloganıyla bisiklet turu düzenlenecek. 22 Ekim Cuma saat 18.00’de Kongre Meydanı’ndan başlayacak olan bisiklet turu Lüleburgaz Yıldızları Motosiklet ve Bisiklet Akademisi’nde sona erecek. Bisiklet turuna tüm Lüleburgaz halkı bisikletleriyle katılabilecek. 

 

Lüleburgaz Belediyesi Avrupa Yerel Demokrasi Haftası etkinlikleri ve 2021 Çevre Yılı etkinlikleri kapsamında “Daha yaşanabilir bir dünya için pedallıyoruz” sloganıyla bisiklet turu etkinliği düzenleyecek. Yarın (22 Ekim Cuma) saat 18.00’de düzenlenecek bisiklet turu Kongre Meydanı’ndan start verecek. Dileyen herkesin katılabileceği bisiklet turu Lüleburgaz Yıldızları Motosiklet ve Bisiklet Akademisi’nde sona erecek. Bisiklet turuyla birlikte küresel iklim değişikliğinin yarattığı olumsuzluklara karşı karbon emisyonunun en aza indirilmesi ve bu doğrultuda çevreci taşıtların kullanılması konusunda farkındalık oluşturulması hedefleniyor. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu The Future Healthcare İstanbul 2021 Konferansı’nda

Türkiye’den ve yurt dışından uzman isimleri bir araya getirerek sağlık sektörünün nabzını tutan The Future Healthcare İstanbul Uluslararası Konferansı, 22 Ekim’de yapılacak oturumda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ağırlayacak. İmamoğlu, yerel yönetimlerin sağlık sistemindeki rolü hakkında bir konuşma yapacak. Konferansın son günü olan 22 Ekim'de gerçekleşecek diğer oturumlarda ise bireysel sağlık, stres yönetimi, sağlık okuryazarlığı, hasta dernekleri gibi önemli konular gündeme getirilecek. 

 

Sağlığın geleceğini konuşmak amacıyla uzman konuşmacıların katılımıyla yapılan The Future Healthcare İstanbul Uluslararası Konferansı, Fişekhane Etkinlik Merkezi’nde devam ediyor. Konferansın önemli konukları arasında yer alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu 22 Ekim’de saat 15:00 – 16:00 arasında yapılacak oturumda, “Dünya Metropolleri ve Yenilikçi Sağlık Konseptleri” başlığı altında görüşlerini paylaşacak. Aynı gün yapılacak diğer oturumlarda; bireysel sağlık yönetiminden lüks medikal seyahate, stres yönetiminden hasta derneklerinin geleceğine ve sağlık okuryazarlığına kadar merak edilen konular tüm detaylarıyla konuşulacak. 

 

Tazefikir Group ve Future X Events tarafından düzenlenen The Future Healthcare İstanbul Uluslararası Konferansı, 18 Ekim’den bu yana katılımcılarla buluşuyor. Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci’nin açılış konuşmasını yaptığı konferansta hafta boyunca; Anadolu Efes Spor Kulübü'nün Baş Antrenörü Ergin Ataman, Uzman Doktor Yıldıray Tanrıver, Prof. Dr. Devrim Gözüaçık, Prof. Dr. Murat Baş, Prof. Dr. Sinan Canan, Prof. Dr. Oğuz Özyaral, Doç. Dr. Halit Yerebakan, Prof. Dr. Türker Kılıç, Dr. Micheal Marash ve Prof. Dr. Richard A. Lockshin gibi birbirinden değerli konuşmacılar yer aldı. 

 

The Future Healthcare İstanbul – 22 Ekim Cuma Günü Programı

09.00 Açılış Konuşması

Çağlar Gözüaçık – Tazefikir Grubu Kurucusu

 

09.30 – 10.30 Lüks Medikal Seyahat Paneli

Moderatör: Meri İstiroti – Liv Hospital Genel Koordinatörü

Alketa Brahushaj – Medikal Turizm Uzmanı

Eva Pavel – Kardelen Vakfı Genel Müdürü

Çağatay Öztürk – MD, Ortopedi ve Travmatoloji

Dr. Eneida Kote – Dermatolog

 

10:30 – 10:50 Ebru Şinik – Refah – Stres Yönetimi-Zihin ve Beden Tıbbının Yükselişi

 

 

11:30 – 12:30 BAYER Sağlık Okuryazarlığı Paneli

Erdem Kumcu – Bayer Ülke Birimi Sağlık

Pınar Saltat – Bayer Tüketici Sağlığı Pazarlama

Ümit Aktaş – Bayer Tüketici Sağlığı İş Zekası Müdürü

Dr. Ayça Kaya – Dahiliye

Aytuğ Altundağ – Acıbadem Sağlık Grubu Öğretim Üyesi Prof.

Adile Özdağ – Eczacı

 

12.30 – 13.20 ARA

 

13:20 – 14:00 Hasta Derneklerinin Geleceği

Moderatör: Uzm.Dr.Ender Saraç – Aile Hekimliği Uzmanı & Tamamlayıcı Tıp

Deniz Yılmaz Atakay – PKU Aile Derneği Başkanı, Türkiye Nadir Hastalıklar Ağı

Füsun Kocaman – Alzheimer Derneği Genel Sekreteri & İcra Direktörü

Maide Kılıçarslan – KASDER Genel Koordinatör

 

14:00 – 15:00 Gelecekte Bireysel Sağlık Yönetimi

Moderatör : Vahap Munyar – Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü

MD. PhD. Yıldıray TANRIVER – Infinity Rejeneratif Kliniği'nde Onkolog ve Medikal Direktör

MD. PhD. Sibel ŞAHİN BULAM – Infinity Rejeneratif Kliniği'nde Radyolog

Dr. Elif İNAÇ – Infinity Rejeneratif Kliniği Kök Hücre ve Genetik Koordinatörü

ND. Dilara DEVRANOĞLU – Infinity Rejeneratif Kliniği'nde Beslenme ve Diyetetik Uzmanı

 

15:00 – 16:00 Dünya Metropolleri ve Yenilikçi Sağlık Konseptleri

Moderatör: Çağlar Gözüaçık – Tazefikir Grubu Kurucusu

Ekrem İmamoğlu – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

“İşte Benim Maximum’um” reklam kampanyası, kaldığı yerden devam ediyor!

Yönetmenliğini Can Pehlivanlı’nın üstlendiği filmde izleyiciler, Sanat Güneşi’nin evine konuk oluyor. Her zamanki kibarlığıyla kapılarını sevenlerine açan Zeki Müren, gözlüklerinden robot süpürgesine hemen hemen her şeyini online alışverişle aldığını anlatıyor.

Maximum’un yeni kampanyası, Publicis Groupe bünyesinde faaliyet gösteren Pub1924 imzası taşıyor. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Foça Belediyesi 29 Ekim’i Beş Gün Kutlayacak

Foça Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Foça ve Yeni Foça’da beş gün sürecek kutlama etkinlikleri düzenledi.

Foçalıları ve tüm vatandaşları beş gün devam edecek kutlamalara davet eden Belediye Başkanı Fatih Gürbüz; ‘‘Cumhuriyetimizin kuruluşunun 98. Yıldönümünü büyük coşkuyla kutlamaya hazırız. Başta, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ve onun silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz. Türkiye Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümü, Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.”dedi.

Konserler, Fener Alayları ve birçok etkinlik

26 Ekim Salı günü çocuk etkinlikleriyle başlayacak kutlamalar programı kapsamında, 27 Ekim Çarşamba günü Hayati Çiftçi yönetimindeki Türk Sanat Müziği Korosu, saat 19.30’da Reha Midilli Kültür Merkezinde konser verecek. 28 Ekim Perşembe günü 09.30’da Yeni Foça Cumhuriyet Meydanında çelenk sunma töreni ve saat 19.00’da Fener Alayı ve Bando geçişi, 29 Ekim Cuma günü Foça’da 09.30’da resmi çelenk sunma töreni, 19.00’da Fener Alayı ve saat 19.30’da Demokrasi Meydanında Aşkla İzmir Kent Orkestrası konseri, 30 Ekim Cumartesi günü Saat 16.00’da Demokrasi Meydanında Narlıdere Belediyesi Çocuk Senfoni Orkestrası konseri, Dans ve Halk Oyunları gösterileri sunulacak.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Türkiye en çok gıda israf eden üçüncü ülke

 Taptaze süpermarket istegelsin’in CEO’su Sedat Yıldırım, Webrazzi Summit 2021’de yaptığı konuşmasında büyük bir soruna dikkat çekerek “Gıda israfı aynı zamanda su, toprak, enerji, iş gücü ve sermaye gibi kaynakların boşa gitmesine neden olurken, iklim krizini de besliyor” dedi. 

 

Gıda Perakendecilerinin ve tüketicilerin bu sorun için el ele sorumluluk alması gerektiğini belirten Yıldırım, istegelsin’in gıda alışverişinin geleceğini şekillendireceği marka vizyonunu paylaştı.

 

Türkiye’nin taptaze süpermarketi istegelsin’in CEO’su Sedat Yıldırım, Türkiye'nin lider girişimcilik ve teknoloji konferansı Webrazzi Summit 2021’de, ‘Gıdanın ve Gıda Perakendeciliğinin Geleceği’ başlıklı konuşmasında dünya ve ülkemizdeki dev gıda israfı sorununa dikkat çekerken tüm Gıda Perakendecilerine ve tüketicilere bu gidişata el ele dur demek için çağrıda bulundu.

 

Dünya her yıl Türkiye GSMH’sının 1,4 katını çöpe atıyor

 

Bu yıl hibrit bir modelle kısıtlı sayıda katılımcıyla offline ve online olarak gerçekleşen etkinlikteki konuşmasında Yıldırım, şunları söyledi: 

 

“Her yıl dünyada üretilen gıdanın üçte biri tarladan perakendecilere, işletmelere ve mutfaklarımıza uzanan tedarik zincirinde çöpe gidiyor. Bu israfın değeri yaklaşık 1 trilyon dolara denk geliyor. Türkiye’nin yıllık gayri safi milli hasılasının 1,4 katı her sene çöpe atılıyor. Birleşmiş Milletler gıda israfının iklim krizini beslediğini belirterek büyük uyarılarda bulunuyor. 

 

Yapılan araştırmalara göre, eğer gıda israfı bir ülke olsaydı, dünyada ABD ve Çin’den sonra en fazla karbondioksit üreten üçüncü ülke olurdu. Ayrıca gıda israfı dünyadaki suyun azalmasına da neden oluyor. Tüm bu israfın yanında dünyada her gün 25 bin kişi, her yıl yaklaşık 10 milyon insan açlıktan ölüyor. Dünyada 850 milyon insan açlık çekiyor ve her dokuz kişiden biri yatağa aç giriyor. Bu kadar insan açken, gıda israfının bu derecede yüksek olması anlaşılır bir durum değil.

 

Bu noktada başta biz Gıda Perakendecilerine sonra da tüketicilere büyük sorumluluk ve iş düşüyor.

 

Türkiye her yıl 18,8 milyon ton gıdayı çöpe atıyor

 

İsrafın boyutlarıyla ilgili de bilgi veren Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“TOB’a göre Türkiye’de her yıl 18,8 milyon ton gıda çöpe atılıyor. En çok israf edilen ürünlerin başında sebze, meyve ve ekmek geliyor. 

 

Türkiye kişi başına en çok gıda israf eden 3. ülke konumunda. Yıllık ortalama 214 milyar TL ile her yıl milli gelirimizin yüzde 4,1’ini çöpe atıyoruz.  Her gün üretilen 85 milyon ekmekten 6 milyonunu çöpe atıyoruz. Gıda israfı aynı zamanda su, toprak, enerji, iş gücü ve sermaye gibi kaynakların büyük oranda boşa gitmesine neden olurken iklim krizini de besliyor.”

 

“Bu gidişata dur demek için ‘Gıdaya Saygı, Geleceğe Umut’ programını oluşturduk”

 

Gıda israfını önleme konusunda atılan adımların büyük önem kazandığı bir dönemde istegelsin’in ‘Gıdaya Saygı’ niteliğindeki çalışmaları kamuoyuyla paylaşan Yıldırım, marka vizyonunu da açıklarken şu bilgileri paylaştı:

 

“istegelsin olarak vizyonumuz; “Türkiye’deki her evin tam istediği ürünü, iyi kalite ve deneyimle buluşturup, alışverişin geleceğinin gezegen için fayda odaklı şekillenmesine liderlik etmek.”

 

İsrafın yüzde 60’ı engellenebilir durumda. Bunun için özellikle biz Gıda Perakendecilerinin ve tüketicilerin sorumluluk almaları gerekiyor. istegelsin olarak bu gidişata dur demek için oluşturduğumuz ‘Gıdaya Saygı, Geleceğe Umut’ platformumuz altı adımdan oluşuyor. 

 

Birçoğu çok basit alışkanlık değişiklikleri, bazıları da yüksek bir teknolojik altyapı ve yatırım gerektiren bu adımlarla gıda israfını azaltmak üzere buradan herkese çağrıda bulunuyoruz. Gıda israfını önleme konusunu mümkün olduğunca çok kişiye ulaşarak ve çağrımızı yayarak farkındalığın artmasına katkıda bulunmaya gayret ediyoruz. 

 

Tüm gıda perakendecileri olarak bu konuda bize büyük bir rol düşüyor. istegelsin olarak teknolojiyi de arkamıza alarak bu konuda harekete geçiyoruz. Türkiye'nin ilk dark store modeli ile çalışan süpermarketi olarak gıda ömrünü uzatacak tedarik zinciri teknolojilerine öncülük ediyoruz. Müşterinin girmediği mağazaya benzer depolar olan dark storelarımızda hijyenik paketlerde saklanan tüm ürün gruplarımızı ayrı ayrı ihtiyaç duydukları uygun sıcaklıklara göre saklıyoruz. 

 

Gelişmiş IoT altyapımız sayesinde hem soğutuculu araçlarımızda hem de depolarımızda,

7/24 sıcaklık kontrol ve analizleri ile ürünlerin bize ulaştığı andan müşterimizin buzdolabına kadar 

soğuk zincir özenle korunuyor. 

 

Ayrıca, ürünlerin ömrünü uzatacak ipuçlarını hem her platformda anlatıp hem de buna göre hizmetler geliştirerek, gıda ömrünü uzatacak tüketim alışkanlıklarının yaygınlaştırılması için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Gıda israfını en aza indirecek alışveriş ve tüketim alışkanlıklarını teşvik edecek ve kolaylaştıracak bir iş modelimiz var.   

 

Bunun yanında, iyi tarım ürünlerimiz ile sürdürülebilir ve iyi tarım teknikleri kullanan çiftçilere destek oluyor, hem bu ürünlerin sayısının artmasına hem de yerli tarıma destek oluyoruz. 

 

Gıdada sıfır atık felsefemizle ayrıca, son kullanma tarihinden önce ve halen tüketilebilir durumdaki satılma ihtimali düşük ürünlerimizi, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için TİDER’in Gıda Bankalarına bağışlıyoruz.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Koçdigital’den Veri Ve İleri Analitik İçin Eğitim Atağı!

KoçDigital, nitelikli insan gücü yetiştirme vizyonu ile iş dünyasına hizmet etmeye devam ediyor. 

Şirket bünyesindeki KoçDigital Academy; Boston Consulting Group, Koç Üniversitesi akademisyenleri ve KoçDigital uzmanları tarafından oluşturulan programla veri analitiği alanında derinleşmek isteyen sektör ve departman bağımsız tüm profesyonellere yönelik eğitim veriyor. 

Bugüne kadar bu alanda 130 mezun veren KoçDigital Academy’nin İş Dünyası için Veri ve Analitik (Data & Analytics for Business) ismini taşıyan programı için son başvuru tarihi 1 Kasım 2021.

İSTANBUL- Veriden değer üretmeyi hedefleyen kurumların çözüm ortağı KoçDigital’in sektör bağımsız tüm profesyoneller için hazırladığı KoçDigital Academy “İş Dünyası için Veri ve Analitik (Data & Analytics for Business) Programı”nın yeni dönemi 8 Kasım Pazartesi günü başlıyor. 

KoçDigital, Boston Consulting Group (BCG) ve Koç Üniversitesi iş birliği ile düzenlenen program, veriye odaklı çalışmak isteyen profesyoneller için özel olarak tasarlandı. 

Online olarak gerçekleşecek programa katılım için kayıtlar 1 Kasım 2021 tarihine kadar devam edecek. 

Üretimden pazarlamaya, insan kaynaklarından bilgi teknolojilerine kadar kurumların tüm iş süreçlerinde veriden değer yaratmak isteyen her profesyonelin katılabileceği KoçDigital Academy “İş Dünyası için Veri ve Analitik (Data & Analytics for Business Programı)”ndan bugüne kadar 130 iş insanı mezun oldu. 

Deneyim odaklı eğitim

Program, ileri analitik, büyük veri, yapay zeka ve nesnelerin interneti gibi ileri teknolojileri günümüzün gelişen yeni iş modelleriyle entegre ederek sektör deneyimli mentorler eşliğinde proje deneyimi odaklı bir eğitim modeli sunuyor.

BCG’nin dünya çapındaki farklı sektörlerden gerçek iş deneyimlerinin yanı sıra KoçDigital’in kapsamlı iş pratikleri ile zenginleştirilen program, ülkemizin saygın eğitim kurumlarından Koç Üniversitesi’nin akademisyenleri ve müfredatıyla destekleniyor. Pandemi şartlarında online olarak gerçekleşen program, esnek uygulamasıyla profesyonellerin eğitime ayırdıkları zamanı daha verimli kullanma ve “iş içinde pratik yapma” avantajı da sunuyor.

Programa kendi iş alanlarında gelişmiş analitik ve yapay zeka çözümlerini kullanan, giderek büyüyen veri yönetimi, analizi ve ilgili diğer BT ekipleriyle çalışma ihtiyacı duyan sektör bağımsız tüm iş profesyonelleri katılabiliyor. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Ülkemizin endüstriyel mirasını çağdaş bir kültür hareketine dönüştüreceğiz

DEVA Partisi Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Helûn Fırat, Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet tarihinin miras bıraktığı ve ülkenin tüm sathına yayılmış olan endüstriyel miras değeri taşıyan fabrikalar ve fabrikalarla birlikte doğan kentleşme alanlarının üç temel başlık altında değer göreceğini belirttiği “Kültürel Endüstri Bölgesi” planının detaylarını paylaştı:

 

‘Mimari yapılar kültür-sanat üretim alanlarına dönüştürülecek’ 

“Organize Sanayi Bölgeleri ülke ekonomisine imalat ile nasıl katkı sağlıyorsa Kültürel Endüstri Bölgeleri de geçmişte ve günümüzde sınai işleviyle katkı sağlayan mimari yapıların kültür-sanat üretimi alanlarına dönüştürülerek; bütüncül, kapsayıcı, sürdürülebilir istihdam ve gelişim alanları olarak kültür ekonomisine ve kentlerin yaşamına katkı sağlayacaktır.” 

 

‘Endüstriyel miras yalnızca kalıntı olarak değerlendirilmemeli’

“Sanayi kültürünün tarihsel, teknolojik, sosyal, mimari ve bilimsel değere sahip kalıntılarından oluşan Endüstriyel Miras, yalnızca kalıntı olarak değerlendirilmemeli. “Yaşanarak korunan miras kentleri” gibi halen içinde yaşanır ve üretim yapılır haldeyken de farklı işlevler kazanabilir alanlar olarak düşünülmelidir.”

 

‘Endüstri tarihinin korunması gereken alanlarına dair tespitler yapılacak’

“Osmanlı döneminden kalan Tabakhane ve Zeytinyağı üretim tesislerinden, terk edilen şeker ve tekstil fabrikalarına, üretime devam eden büyük sanayi fabrikalarının içinde kültür üretimi sağlanacak atıl küçük atölyelerden, bugün yeterli bakımı görmediği için yıkılan ya da yıkılma tehdidi olan “fabrika yerleşim alanları”na dek endüstri tarihimizin gözümüz gibi korunması gereken alanlarına dair tespitlerin yapılmasını sağlayacağız. Kültürel mirası korumaya dair kanun ve mevzuatlarda “endüstriyel miras alanlarının korunması” konusundaki boşluğu dolduracağız. Böylece tescil sorunu ve koruma dışında kalma sorunlarını çözeceğiz.”

 

 

‘Sürdürülebilir, bütüncül ve kapsayıcı bir bakış açısı’

“Dünyada çok kuvvetli örnekleri bulunan, ülkemizde de 2000’li yıllar itibarıyla ilk örnekleri görülen endüstriyel miras alanlarını müze, üniversite kampüsü gibi işlevlendirme çalışmalarını çok daha sürdürülebilir, bütüncül ve kapsayıcı bir bakış açısıyla ele almayı öncelikli bir kültür politikası ve plan hareketi olarak görüyoruz. Başta UNESCO Endüstriyel Miras Listesi, ICOMOS ve TİCCİH (Uluslararası Endüstriyel Mirası Koruma Organizasyonu) olmak üzere her biri çok kıymetli bir tarihi çabanın ürünü olan endüstriyel mimari ve sosyal tarihimize sahip çıkacak ve onu yarının kültür endüstrisine ekonomik ve sosyal bir başarı örneği olarak taşıyacağız.” 

 

‘Kültürel Endüstri Bölgeleri her birinin tarihine ve dokusuna uygun olarak planlanacak’

“Kültürel Endüstri Bölgesi, özellikle bütüncül mimari plan dâhilinde tasarlanmış ve fabrikaların kentsel yerleşimi olarak erken cumhuriyet döneminde sosyal tesisleri ile birlikte yapılandırılmış bölgelerini kapsayacak bir kültür ekonomisi programıdır. Bir Organize Sanayi Bölgesi nasıl farklı imalat tesislerinin bir arada konumlanarak ürettiği alanlar ise Kültürel Endüstri Bölgeleri her birinin tarihine ve dokusuna uygun olarak:

 

  • Varsa içinde yaşayan sakinleriyle birlikte sosyal tesislerinin amacına uygun ya da yeniden işlevlendirilmiş olarak hayata geçirildiği, 
  • Doğal film-dizi platoları olan, 
  • Sinema, müzik, tiyatro festivallerinin yapılabildiği,
  • Yazar, mimar, tasarımcı, sanatçı rezidansları olan,
  • Endüstriyel turizme açılabilecek, restoran, kafe, sosyal tesislerin “korumacılık kanunları”na uygun şekilde işletildiği,
  • Uluslararası konferansların,
  • Müze, sergi ve galerilerin konumlandığı,
  • Zanaat, tasarım, sanat, edebiyat, sahne sanatları, dijital sanat gibi farklı atölyelerin yapılacağı,
  • Ebeveyn ve çocuk dostu alanların olduğu,
  • Kadın ve genç istihdamına açık alanlar olarak planlanacaktır.”

 

Fırat, DEVA Partisi’nin kültürel üretimin betonla ve işlevsiz mimari hezimetlerle yapılan binalara hapsedilemeyeceğini ve var olan benzersiz mimari örnekleriyle endüstri tarihinin kültür-sanat üretimini bağrına basacağı bir dönüşümü taçlandırmak için hazır olduğunu söyledi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Da Vinci TV’den Çocukların ‘Dikkat’ini Toplamayı Başaran İki Yeni Eğitici Program

Bazı çocuklar öğrenirken, ev ödevlerini yaparken, yazı yazarken veya boyama gibi eğlenceli uğraşlarla ilgilenirken bile odaklanma sorunu yaşayabilir. Odaklanma süresi yaşıtlarına oranla kısa olabilir veya yapmaları gereken işe yeterince dikkatlerini veremeyebilirler. Çocuğunuz uzun süre bir konuya odaklanamıyor, dikkati kolayca dağılıyorsa Da Vinci TV’nin “Yaratıcı Aktiviteler Laboratuvarı” ve “Smorph ile Elektrik” adlı yeni programları uzun bölümler yerine, çocukların dikkatini toplamayı başaran hikaye anlatım metotlarıyla kısa bölümler halinde kolay öğrenme sağlıyor.  

 

Da Vinci TV’de her gün yayınlanan “Yaratıcı Aktiviteler Laboratuvarı” programında çocuklara, gerçek bir laboratuvar ortamında sanat, el sanatları, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik uygulamalarıyla hazır ev eşyalarını kullanarak evde nasıl STEM deneyleri yapabilecekleri aktarılıyor. Mucize Değişim, Misket Labirenti, Uçan Domuz, Yelkenli Araba, Origami Kutusu, Kağıt Helikopter, Periskop, Zıplayan Örümcek, Lav Lambası, Köprü, Kuş Uçurtması, Hava Topu, Akciğer Balonu, Kağıt Uçak, Kazu ve Sanat Fırıldağı konularının işlendiği bölümlerde, hamur ve basit ev eşyalarıyla çocukların mükemmel bir şey ortaya koymasından çok, sıkılmadan yaratıcılıklarına odaklanmaları hedefleniyor.

 

“Smorph ile Elektrik” programı ise, elektrik dünyasının büyülü atmosferini eğlenceli ve yaratıcı deneylerle yakından gözlemlemeye olanak sağlıyor. Da Vinci’nin orijinal karakteri, çocukların sevimli yeni arkadaşı Smorph ile çocuklar Devre Prensipleri, Kısa Devreler, Devre Tipleri, İletkenlik, Ses Devreleri, Hayalet Hikayesi, Hazine Hikayesi, Peri Hikayesi, Elektrik Üretmek ve RGB Işıkları ile ilgili her şeyi bu programda öğreniyor. Da Vinci Kids Originals serisi “Smorph ile Elektrik”, her pazar günü 10.00’da çocukların dikkatini toplamayı başaran kısa bölümler halinde yayınlanıyor.

 

Çocukların hayatlarının her anında ve fark etmeden öğrenmeye eğlenerek devam etmesi için lisanslı yapımlar hazırlayan Da Vinci TV, Türkiye'de Digitürk 164. Kanal, D-Smart 127. Kanal, Türksat Kablo TV 461. Kanal, Turkcell TV+ 98. Kanal ve Türk Telekom Tivibu 126. Kanal üzerinden 24 saat HD yayınlanıyor. Da Vinci TV’nin özenle seçilmiş ödüllü programlarına ve orijinal yapımlarına “Da Vinci Kids Mobil Uygulaması” üzerinden de erişilebiliyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Galatasaray Ödülü Ali Nihat Gökyiğit’in oldu

Dünyanın en köklü kurumları arasında yer alan Galatasaray Lisesi’nde okumuş olanları çatısı altında toplayan Galatasaraylılar Derneği tarafından verilen ‘Galatasaray Ödülü’ sahibini buldu. İlki 2012 yılında verilen ödülün, bu yılki teması ‘Çevre’ olarak belirlendi. Çevre alanında uzmanlıkları, eylem ve söylemleriyle öne çıkan kişiler arasından jürinin Galatasaray Ödülü’ne layık gördüğü isim, iş dünyasının ve sivil toplumun öncü isimlerinden, Tekfen Holding kurucularından Ali Nihat Gökyiğit oldu.  Geleneksel olarak Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu’nda gerçekleştirilen ödül töreni, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da pandemi şartları nedeniyle sanal olarak gerçekleşti. Youtube’dan 20 Ekim 2021 saat 21:00’den itibaren canlı olarak izlenen töreni binlerce kişi izledi. 

 

Kuruluşunun 113. yılını kutlayan Galatasaraylılar Derneği’nin alanlarında fark yaratan fikir önderlerine takdim ettiği Galatasaray Ödülü’nün 2021 yılı sahibi belli oldu. Bu yıl ‘Çevre’ başlığı altında verilen ödüle, 96 yıllık yaşamının son 30 yılını Türkiye’de çevre bilincinin yerleşmesine adamış, iş adamı ve sivil toplum lideri Ali Nihat Gökyiğit layık görüldü. Ödül gerekçesinde Ali Nihat Gökyiğit’in geçmişten bugüne Türkiye’de çevre bilincinin yerleşmesi ve çevre sorunlarıyla mücadele yolunda yürüttüğü çok yönlü, öncü ve yol gösterici çalışmaları vurgulandı. 

 

Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) ve Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) kurucu onursal başkanı olan Ali Nihat Gökyiğit’in kendi adını taşıyan ANG Vakfı aracılığıyla eşinin anısına İstanbul’da kurduğu 50 hektarlık Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi de İstanbul’un ortasında bir vaha niteliği taşıyor. 

 

Başkanlığını Galatasaraylılar Derneği eski Başkanlarından yazar ve yayıncı Reha Bilge’nin üstlendiği Galatasaray Ödülü Seçici Kurulu’nda Galatasaraylılar Derneği Başkanı Fidel Berber’in yanı sıra Sait Mısırlıoğlu, Doç. Dr. Reha Yolalan, Prof. Dr. Ali Ergur, Nurten Yalçın Erüs, Ömer Madra, Nükhet Barlas, Ilgaz Gürsoy ve Nurşen Numanoğlu yer aldı. 

 

İlki 2012 yılında verilen Galatasaray Ödülü’nü bugüne kadar, dünyanın en saygın ekonomistleri arasında yer alan Prof. Dr. Daron Acemoğlu, romatoloji alanında, Behçet Hastalığı, Ailevi Akdeniz Ateşi tedavilerinde başarılı çalışmaları ve tıp bilimine üstün katkıları bulunan Prof. Dr. Ahmet Gül, başarılı iletişimci, yazar ve gazeteci Hıfzı Topuz, yazar, oyuncu ve tiyatro insanı Ferhan Şensoy, hukuk alanında uluslararası düzeyde çalışmaları bulunan Işıl Karakaş, emekli büyükelçi, eski milletvekili ve yazar, Şükrü Elekdağ, inşaat yüksek mühendisi Fuat Diriker, köşe yazarı Ali Sirmen; gazeteci ve yazar Orhan Karaveli ve gazeteci Ruşen Çakır almıştı.

 

Pandemi şartları nedeniyle sanal olarak gerçekleşen ve Youtube’da canlı yayınlanan törene çevre ve sürdürülebilir gelecek alanında önemli misyonlar üstlenmiş olan Sosyal Girişimci Ebru Baybara Demir, Akademisyen Ethemcan Turhan ve genç çevre aktivisti Deniz Çevikuş da birer video mesajıyla katıldı. Tören, Seçici Kurul Başkanı Reha Bilge’nin açılış konuşması ve Galatasaraylılar Derneği Başkanı Fidel Berber’in ödülü takdimiyle devam etti.

 

Reha Bilge: ‘’Sayın Ali Nihat Gökyiğit, özellikle ağır bir iklim krizi olarak insanlığı bekleyen tehlikeyi ve çevresel sorunları çok önceden görerek harekete geçmiştir.’

Galatasaray Ödülü’nün ilk kez 2012 yılında verildiğini hatırlatan Reha Bilge; bu yılki ödül gerekçesini şu şekilde açıkladı: ‘’Sayın Ali Nihat Gökyiğit ömrünün büyük bir kısmını Türkiye’de çevre bilincinin yerleşmesi ve çevre sorunlarıyla mücadeleye vakfetmiş; bu alanda çok yönlü, öncü ve yol gösterici çalışmalar yürütmüştür. Bugünün dünyasında özellikle ağır bir iklim krizi olarak insanlığın karşı karşıya kaldığı tehlikeyi ve çevresel sorunları çok önceden görerek harekete geçmiştir. Ali Nihat Gökyiğit, çevre alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının kuruluşuna ön ayak olmuş; biyoçeşitlilikten erozyona, çevre dostu bir kentleşmeden kırsal kalkınmaya kadar pek çok çevre odaklı projeye sürekli destek sağlamıştır. Sayın Ali Nihat Gökyiğit’in sürdürdüğü bu çalışmalarıyla ülkemizde çevre bilincinin oluşması yönünde üstlendiği etkileyici ve öncü rol, Seçici Kurulumuz tarafından saygı ve takdirle değerlendirilmiş olup, 2021 Galatasaray Ödülü'nün kendisine verilmesi oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.''

 

Ali Nihat Gökyiğit: ‘’Sorunlara çare ararken başkalarını suçlamak yerine, biz ne yapabiliriz diye sorgulamanın daha yapıcı olduğuna hep inandım.’’

Ali Nihat Gökyiğit, pandemi şartları nedeniyle ödülünü evinde Galatasaraylılar Derneği Başkanı Fidel Berber’den aldı, ödül gecesine ise bir video mesajı ile katıldı. Yaptığı konuşmada Galatasaray gibi saygın bir camiadan ödül almanın gurur verici olduğunu ve bu ödülün çevreyle ilgili olmasının kendisini daha da mutlu ettiğini vurgulayan Gökyiğit şöyle devam etti:

 

İnsanoğlu artan şiddette doğayı tahribe başladı. Doğal varlıklar başta toprak, su, hava, yeşil örtü, biyolojik çeşitlilik olmak üzere artış ve yenilenmelerinden daha hızlı tüketilmeye, kirletilmeye, yok edilmeye başlandı. Bu derece tahrip edilen dünyamızda çöller genişlemeye, sulak alanlar ve göller daralmaya başladı. Yeraltı suları çekilirken, bazı nehirler denize ulaşamadı. Avusturya’nın yüzölçümü kadar orman her yıl dünyamızı terk ediyor. Dünyamıza ve insanlığa ne faydaları olduğunu keşfedemeden bazı türler gün be gün kaybolmakta. Bunların neticesinde başımıza dert yağıyor. İşte su sancısı, gıda güvenliğindeki telaş, iklim değişikliği, doğal afetlerin sayısı ve şiddetindeki artışlar artık günlük yaşantımızın içinde. Bunların baş sebebi, doğanın tahribi. Bunların arasında doğal varlıkların tahribi çok önemli, çünkü ekosistemi ayakta tutan bu doğal varlıklar.”

 

Çevreyi korumak için herkesin üstüne düşeni yapması gerektiğini hatırlatan Gökyiğit, yürüttüğü çalışmalarla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu sorunlara çare ararken başkalarını suçlamak yerine “biz ne yapabiliriz?” diye sorgulamanın daha yapıcı olduğuna hep inandım. Bu gibi yardımların uzun vadeli olarak vakıflar üzerinden yapılması da çok önemli. Kurucusu olduğum TEMA gibi vakıflar bu yolda çok kıymetli hizmetler ifa ediyor. Öz varlık ve bütün harcamalarını karşılayarak kurduğum ANG Vakfı ise daha ziyade biyolojik çeşitlilik üzerinde yoğunlaşarak uzun vadeli işlere yönelmiş bulunuyor. Bitki dünyasını koruyan ve tanıtan botanik bahçelerinin görevi çok önemli. ANG Vakfı’nın ilk projelerinde bunları ele aldık. İstanbul’da otoyol kavşağında bir botanik bahçesi, ayrıca iki üniversitemize ait yine iki botanik bahçesinin kuruluşuna ve aktif görev yapmasına destek olduk.” 

 

Gökyiğit sözlerini şöyle sürdürdü:

Dünya kara sathının binde altısında yerleşmiş olan ülkemiz, bitki dünyasının binde 26’sını yaşatmakta. Bu muhteşem zenginliği kayda almak için 30 cilt olacağı tahmin edilen ‘Resimli Türkiye Florası’ bahçemizde hazırlanmakta. Bu külliyat, akademisyenlerin ve bitki ressamlarının katkıları ve bahçemizin müdürü Prof Dr. Adil Güner’in editörlüğü altında hazırlanıyor. Ormanlarımızın çoğunluğu yaşlı ve doğal ormanlar. Bu biyolojik zenginliğimizin çok önemli bir kısmı bu ormanlarda yaşamakta. Ormanlar üzerinde kereste ve odun gibi ihtiyaçlar nedeni ile yaratılan baskıyı azaltmak üzere bir proje geliştirdik. Bu proje ağaç tarımı projesidir ve ormansız alanlarda hızlı yetişen ağaç türleriyle eyleme geçmiş bulunuyoruz.”   

 

Fidel Berber: “İklim krizi göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir tehlike.’’

Galatasaraylılar Derneği Başkanı Fidel Berber ise törende yaptığı konuşmasında, Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Eğitim Kurumları’nın 540 yıldır pek çok alanda Türkiye’ye nitelikli insanlar yetiştirdiğini ifade etti. Galatasaraylılar Derneği’nin 113 yıldır öncü ve ilerici yapısıyla Galatasaray Lisesi’nde okumuş olanların ortak buluşma noktası olduğunu ifade eden Berber, 

 

’Bizler Galatasaray’da eğitim almış olmayı sadece bir şans olarak görmüyoruz. Galatasaray’da okumuş olmak bizlere ülkemize, toplumumuza ve yaşadığımız dünyaya karşı büyük bir sorumluluk yüklüyor. Kendi alanlarında üstlendikleri misyonla, aldıkları yolla ve yol gösteren kimlikleriyle daha iyi bir dünya idealine katkı sunanları takdir etmek amacıyla oluşturduğumuz ödül programında her yıl farklı bir tema üzerinde duruyoruz. Bu yılki konumuz olarak; karşı karşıya kaldığı olağanüstü baskı karşısında geri dönüşü olmayacak noktaya gelen çevreyi seçtik. Çevre ve iklim krizinin, küresel ısınmadan kaynaklanan tehditlerin çocuklarımız ve geleceğimiz için göz ardı edilemeyecek kadar büyük tehlike oluşturduğuna inanıyoruz. Yaklaşık 7 ay süren Seçici Kurul toplantılarında çok kıymetli adaylar değerlendirildi ve nihayetinde Türkiye’de çevre bilincinin gelişmesine ön ayak olan çalışmaları ile Ali Nihat Gökyiğit ödüle layık görüldü’’ dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Bağımlılıkları önlemek için çalışan dünyanın en etkili sivil toplum kuruluşları İstanbul’da buluştu

Yeşilay, dünyadan uzman isimlerin katıldığı 3. İstanbul İnisiyatifi Toplantısını düzenledi

 

Beş farklı bağımlılık alanında mücadelesini sürdüren ve önleme çalışmalarına verdiği önemle dünyada bu alana öncülük eden Yeşilay, 3. İstanbul İnisiyatifi Toplantısını düzenledi. ABD, Avusturya, İtalya, Norveç ve Rusya başta olmak üzere; 35 ülkeden 45 uluslararası sivil toplum kuruluşunun bir araya geldiği toplantıda, tüm dünyada bağımlılıkları önleme alanında yapılan çalışmalardan örnekler paylaşıldı, küresel strateji ve iş birliklerinin geliştirilmesi için öneriler konuşuldu.

 

Dünyanın önde gelen STK’larını aynı çatı altında toplayarak İstanbul İnisiyatifini oluşturmaktan ve her yıl yeni katılan kurumlarla birlikte büyümekten gurur duyduklarını belirten Yeşilay Genel Müdürü M. Nurullah Atalan şunları ifade etti:

 

“Yeşilay olarak tüm dünyada bağımlılık alanındaki küresel savunuculuk çalışmalarını destekliyoruz. Bugüne kadar yürüttüğümüz çalışmaların özellikle CND (Narkotik Uyuşturucular Komisyonu Toplantısı) ve UNODC'de (Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi) ve VNGOC'de (Viyana Uyuşturucu Maddelerle Mücadele Sivil Toplum Komitesi) olumlu sonuçlar vermesini önemli kazanımlar olarak görüyoruz. Tüm bu gelişmeler, Dünya Sağlık Örgütü ve diğer tüm BM (Birleşmiş Milletler) platformları bağlamında gelecekteki savunuculuk çalışmalarımız için umut vaat ediyor. 3. İstanbul İnisiyatifi Toplantısı kapsamında yürütülen tartışmaların son derece verimli olduğuna ve küresel önleme, iyileştirme ve savunuculuk için ortak stratejilerimizi belirlememize katkı sağladığına inanıyorum. Bölgesel ve global düzeydeki ortak çalışmamızın, diğer sivil toplum kuruluşlarının yerel kalkınma ve kapasite geliştirme çabaları için örnek oluşturacağına eminim.”

 

Amerika’dan Maldivler’e 45 önde gelen sivil toplum kuruluşu (STK) önleme politikalarını konuştu

3. İstanbul İnisiyatifi Toplantısında 35 ülkeden uluslararası sivil toplum kuruluşundan 45 temsilci bir araya gelerek bağımlılık önleme politikalarını konuştu. Kuruluşuna Yeşilay’ın öncülük ettiği İstanbul İnisiyatifinde Amerika’dan CADCA, CADFY, SAM ve DFAF; Avusturya’dan Neubeginn; Bosna Hersek’ten RUN; Gana’dan VALD; Hindistan’dan Fourth Wave Foundation; İsrail’den ENOSH ve CADCA; İsveç’ten WFAD; İtalya’dan San Patrignano; Kenya’dan SCAD ve Slum Child Foundation; Norveç’ten EURAD ve Forut; Pakistan’dan KKAWF; Rusya’dan NAU ve Slovenya’dan Institute for Research and Development (Utrip) gibi kurumların temsilcilerinin yanı sıra Afganistan, Amerika, Arvanutluk, Brezilya, Endonezya, Güney Afrika, Hindistan, KKTC, Kenya, Kırgızistan, Maldivler, Makedonya, Nijerya, Ruanda, Suriye, Sri Lanka, Uganda, ve Ürdün Ülke Yeşilayları da katılımcılar arasında yer aldı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı