Uçan dedektif’le beraber uçuşa geçiyoruz

Türkiye semalarında bir keşif turuna hazır mısınız? Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Ali Kabaş, GAİN’de başlayan Uçan Dedektif isimli yeni programla izleyiciyi Türkiye’nin doğal hazinelerine götürüyor. Sırtına paramotoronu takıp paraşütünü açarak bu alanlara tepeden bakıyor ve ekolojik hasar tespiti yapıyor. Her bölümde farklı bir alana “uçacak” olan dedektifin ilk rotası müsilaj felaketiyle boğuşan Marmara Denizi. Kabaş’ın bir diğer görevi ise tarihe kalacak kareler yakalamak.

 

GAİN’in yepyeni programı “Uçan Dedektif” başladı. Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Ali Kabaş, programda izleyiciyi Türkiye’nin doğal hazinelerindeki ekolojik hasarları tespit etmeye çağırıyor. Ülke semalarındaki yolculuğunu paramotoru ve paraşütüyle uçarak gerçekleştiren “dedektif”, gökyüzünden aşağıya bakarak,  geçmişten bugüne değişenleri, yok olanları, eklenenleri, aynı kalanları, bozulanları ve düzelenleri çevreye duyarlı bir bakış açısıyla değerlendiriyor. 

 

Uçan Dedektif ilk bölümünde Marmara Denizi’nin üzerinde gezinerek, son günlerin en önemli gündem maddelerinden müsilaj felaketini gözler önüne seriyor. Bundan sonraki bölümlerde ise Patara’dan Kaş ve Kekova’ya, Ölüdeniz ve Kelebekler Vadisi’nden Bodrum ve Çeşme’ye uzanan rotada “uçmayı” sürdürecek. 

 

Dedektifin programdaki görevi çevreye duyarlı bir bakış açısıyla geçmişten bugüne uzanan tespit ve değerlendirmeler yapmak. Bu görevin bonusu ise tarihe kalacak bir fotoğraf yakalamak. İzleyici Kabaş ile birlikte bir yandan muazzam doğal alanlara havadar bir yolculuğa çıkarken, diğer yandan Türkiye’yi sanatçının objektifinden keşfetme şansı yakalayacak.

 

Uçan Dedektif her cumartesi yeni bölümleriyle GAİN’de!

 

GAİN’de yenilik zamanı! Yepyeni özgün içerikler GAİN Premium’da. Kredi/banka kartı ile aylık 21.90 TL, uygulama içi ödeme ile aylık 23.99 TL’ye Premium üyeliğe geçilebilecek. GAİN’in içeriklerinin bir kısmı her zamanki gibi ücretsiz olmaya devam edecek.   

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

DFDS, verimliliği ve sürdürülebilir müşteri çözümlerinin arzını artırmak için primeRail ile ortaklık kuruyor

DFDS, verimliliği ve sürdürülebilir müşteri çözümlerinin arzını artırmak için primeRail ile ortaklık kuruyor

 

DFDS Akdeniz iş birimi, feribot ve demiryolu taşımacılığını birleştiren intermodal taşımacılık çözümlerine daha fazla yatırım yapıyor. DFDS'nin Trieste liman terminalinden geçen tüm yük hacimlerinin yaklaşık 50'si bugün Avrupa'daki noktalara demiryolu ile taşınıyor.

 

DFDS Akdeniz İş Birimi Başkanı Lars Hoffmann ortaklık hakkında şöyle konuştu: “Güvenilir, yüksek kaliteli ve kesintisiz bir taşımacılık ağı sağlamak için intermodal müşteri çözümlerine büyük yatırımlar yapıyoruz. Feribot rotalarımız ve lojistik hizmetlerimizle birlikte demiryolu taşımacılığına yönelik artan bir talep görüyoruz. PrimeRail ile ortaklığımız, ek intermodal çözümler sunmamızı sağlıyor. Müşteriler, ünitelerini Türkiye'deki terminallerimize bırakabiliyor ve Avrupa'da son varış noktalarına çok yakın bir şekilde teslim alabiliyor.” 

 

DFDS primeRail ile uzun vadeli iş birliği kapsamında, hali hazırda kurulan “Ticari Yetkinlik Merkezi”'nin yanı sıra Troisdorf/Köln'de bir “Operasyonel Yetkinlik Merkezi” kuracak. Demiryolu hizmetlerine odaklanmak, operasyonları daha da büyütmek ve optimize etmek için fırsatlar sağlayacak.

 

Operasyonlar 2022 yılına kadar devam edecek

 

DFDS'nin Akdeniz iş biriminin hem verimliliği hem de daha iklim dostu ulaşım modlarını desteklemek için demiryolu ve dolayısıyla intermodal taşımacılık çözümlerini daha da geliştirmesi stratejik bir öncelik olarak karşımıza çıkıyor. Anlaşmanın bir parçası olarak, primeRail, demiryolu işletmecileri, demiryolu terminalleri ve demiryolu operatörleri gibi demiryolu tedarikçilerine yönelik DFDS'nin sözleşme ortağı oluyor.

 

Günümüzde demiryolu taşımacılığı, karayolu taşımacılığının 139,8 g/tkm CO2 emisyonuna kıyasla ton-kilometre (tkm) başına ortalama 15,6 g / tkm CO2 emisyonu ile en çevre dostu taşıma modlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. (Kaynak: *Avrupa Çevre Ajansı)

 

Ayrıca, primeRail ve DFDS, başlangıçta Orta Avrupa'yı merkeze alan müşteri odaklılık ve zamanında güvenilir çözümler konusunda aynı değerleri paylaşıyor. Köln’de kurulan PrimeRail, ofis, demiryolu ve intermodal hizmet çözümleri için bir merkez haline gelecek şekilde genişletilmeye devam ediyor. Avrupa'nın geri kalanına yönelik faaliyetler ise daha sonra genişletilecek. 

 

Haftada 80 seferden fazla tren seferi 

 

DFDS Akdeniz İş Birimi, Trieste'den Köln (12 x Haftalık Gidiş Dönüş), Bettembourg (7 x Haftalık Gidiş Dönüş), Wels/Lambach (8 x Haftalık Gidiş Dönüş), Ostrava (3 x Haftalık Gidiş Dönüş) ve Nürnberg (2 x Haftalık Gidiş Dönüş) olmak üzere şirketin esas olarak 5 tren hattını işletiyor. DFDS Akdeniz İş Birimi, rutin sefer düzeninde Trieste'ye ve Trieste'den olmak üzere haftada 80 seferden fazla tren seferi sağlıyor. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

TELKODER: “Rekabetin gelişmesi için Sabit Telefon Hizmeti veren işletmecilerin arabağlantı ücretleri arttırılmalı”

Serbestleştirme yapılan tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de telekomünikasyon alanında serbestleştirme yapılarak rekabetin sağlanması için kurumlar kuruluyor ve bir dizi işlem yapılıyor. Böylece, Telekomünikasyon alanında var olan yerleşik işletmecilerin ve diğer işletmecilerin rekabet güçlerini kullanmaları engelleniyor ve piyasaya yeni işletmecilerin girebilmesi sağlanıyor. Bunun için, bilindiği gibi, ülkemizde “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu – BTK” kuruldu. BTK öncelikle telekomünikasyon alanındaki pazarları belirliyor, ayrıntılı çalışmalar yaparak bu pazarlardaki “Etkin Piyasa Gücü”ne sahip işletmecileri belirliyor ve belirlenen bu işletmecilere çeşitli yükümlülükler getiriyor. 

Bu pazarlardan birisi olan “Sabit Şebekede Çağrı Sonlandırma Pazarı” analiz çalışmaları ile farklı şebekelerde başlayıp farklı şebekelerde sonlanan çağrılar için işletmecilerin birbirlerine ödeyecekleri ücretler belirleniyor. Bu analiz yapılırken yerleşik işletmecinin ve piyasaya yeni giren işletmecilerin Pazar paylarına bakılıyor. Dolayısıyla işletmecilerin birbirlerine ödeyecekleri arabağlantı ücretlerinin rekabetin gelişmesi için çok önemli olduğu ortaya çıkıyor. BTK tarafından 2020 sonunda yapılan son analiz neticesinde STH Arabağlantı ücretlerinin düşürülmesine imkan sağlayan bir değişiklik yapıldı. Bu durum rekabetin yeterince gelişmemiş olduğu sabit telefon hizmetleri pazarında hizmet veren STH işletmecileri arasında endişe yarattı. 

Telekomünikasyon sektörün gelişebilmesi için rekabet ortamının sürdürülmesi gerektiğinin altını çizen TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci: “TELKODER olarak sektörün gelişmesi için düzenlemelerin önemine dikkat çekmemize rağmen alınan bu kararlar sektörde serbestleşme hedeflerini adeta yok sayıyor. Sabit telefon hizmetleri (STH) işletmecileri için çağrı sonlandırma tarifelerinde indirime yol açan bu değişiklik üyelerimiz tarafından endişeyle karşılandı. Oysa pazarda tam sağlanmış ve regülasyonlarla desteklenen bir rekabet ortamı, alternatif işletmecilerin de güçlenmesini sağlayarak tüketiciye daha kaliteli hizmet sunulmasını teşvik edecek. Regülasyonların alternatif işletmecileri koruyucu ve hatta güçlendirici nitelikte düzenlenmesi uzun vadede tüketici tarafında da daha kaliteli ve ucuz hizmetlerin sunulmasını destekleyecek.” diyor.

TELKODER, birkaç ay önce yaptığı açıklamada, STH pazarının gelişimi için önerilerini sıralamış ve ara bağlantı ücretlerinin artırılmasına ilişkin kritik önerilerde bulunmuştu. Derneğe göre 2009 yılından bu yana yürürlükte olan bu ücretlerin düşürülmemesi, hatta enflasyon ile dolar karşısında eriyen bu ücretlerin arttırılması gerekiyor. Dernek; 12 yıl içinde ekonomik olarak pek çok farklı vergi ve ek maliyetle de karşılaşan alternatif işletmecilerin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve rekabetin gelişmesi için desteklenmeleri gerektiğini önemle vurguluyor. 

TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci: “BTK verilerine baktığımızda STH pazarının giderek küçüldüğünü görüyoruz. Oysa bu pazarda faaliyet gösteren pek çok alternatif işletmeci bulunuyor ve vatandaşlarımıza kaliteli iletişim hizmeti sunmak için var güçleriyle çalışıyorlar. STH alanındaki alternatif işletmecilerin pazar payı 20 gibi çok düşük bir seviyede seyrediyor. Avrupa ülkelerindeki pazar paylarıyla kıyaslanmayacak kadar düşük bir orandan bahsediyoruz. TELKODER olarak STH işletmecilerinin pazar paylarını artıracak etkin düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz. STH arabağlantı ücretlerinin artırılması işletmecilerimizin 12 yıldır maliyetlerine yansıyan artışlardan uğradıkları zararı azaltabilmeleri için önemli bir adım olacak. Arabağlantı ücretlerinde indirime gidileceğine dair aldığımız duyumların hatalı olmasını umut ediyoruz. Bu kararın alınması alternatif işletmecilerin önemli ölçülerde zarara uğramalarına neden olacak. Oysa; alternatif işletmecilerin korunması ve desteklenmesi daha fazla yatırım yapılmasına ve tüketicilerin de daha kaliteli hizmet alabilmesine olanak sağlayacak.” diyor.

STH işletmecileri için ara bağlantı ücretleri 2009 yılında belirlenmiş ve aradan geçen uzun yıllar boyunca fiyatlarda herhangi bir artırıma gidilmemişti.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Anadolu Etap “EBRD Sürdürülebilirlik Ödülleri”nde “Altın” ödüle layık görüldü

Anadolu Etap “EBRD Sürdürülebilirlik Ödülleri”nde “Altın” ödüle layık görüldü

Türkiye’nin en büyük taze meyve yetiştiricisi ve meyve suyu konsantresi üreticisi olan Anadolu Etap, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) 2021 yılı Sürdürülebilirlik Ödülleri’nde “Çevresel ve Sosyal En İyi Uygulama” kategorisinde “Altın” ödülün sahibi oldu.

Sürdürülebilir tarım uygulamaları ile Türkiye’de tarımın ve tarıma dayalı endüstrilerin gelişimine öncülük eden Anadolu Etap, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) 2021 yılı Sürdürülebilirlik Ödülleri kapsamında ‘’Çevresel ve Sosyal En İyi Uygulama’’ kategorisinde ödüle layık görüldü. Her yıl EBRD’nin aday gösterdiği şirketlerin bağımsız bir kurul tarafından değerlendirilmesiyle verilen Sürdürülebilirlik Ödülleri’nde Anadolu Etap, çiftliklerinde ve fabrikalarında uyguladığı çevre koruma politikası, akıllı & modern tarım teknikleri, mevsimlik göçer işçilerin ve çocuklarının yaşam koşullarının iyileştirilmesi çalışmaları ve tarımda kadın istihdamını destekleyen programlarıyla değerlendirilerek “Altın” ödülün sahibi oldu.

29 Haziran’da gerçekleşen ve tüm EBRD paydaşlarının katıldığı online ödül töreninde konuşan Anadolu Etap Genel Müdürü Bahadır Açık, EBRD tarafından böylesi değerli bir ödüle layık görülmenin son derece anlamlı ve gurur verici olduğunu belirtti. Bahadır Açık, ödül töreninde yaptığı konuşmasında Anadolu Etap’ın sürdürülebilir bir dünya hedefiyle hayata geçirdiği çalışmalarından bahsetti. Açık konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’de paydaşlarımızla birlikte oluşturduğumuz “Sürdürülebilir Tarım İlkeleri”ni iş planlarına dahil eden ve uygulayan ilk tarım şirketi olarak, üretim süreçlerimizin tüm aşamalarında insan ve doğa arasındaki dengeyi koruyoruz. Çiftliklerimizde, fabrikalarımızda ve tesisimizde sürdürülebilir tarım ilkelerimizle doğal kaynakların verimli kullanımına odaklanıyor; aynı zamanda toplumsal değer yaratan örnek programlar hayata geçiriyoruz. Kaliteli, sürdürülebilir ve güvenli gıda üretimiyle yarattığımız ekonomik değerin yanında insana ve çevreye yatırım yapıyoruz.” dedi.

“AgroAkademi ve MİÇO ile ülkemizin geleceğine yatırım yapıyoruz’’

Törendeki konuşmasında, AgroAkademi platformu ve MİÇO (Misafir İşçi Çocukları) programının Anadolu Etap’ın sürdürülebilir tarım ilkeleri doğrultusunda yürüttüğü en önemli çalışmalar arasında yer aldığını belirten Açık, ‘’Tüm Anadolu Etap ailesiyle birlikte, yürekten çalıştığımız MİÇO programımızla mevsimlik iş göçü nedeniyle eğitim hayatları büyük bir kesintiye uğrayan mevsimlik tarım işçilerimizin çocuklarına eğitim desteği veriyoruz. 2015 yılından bu yana, çiftliklerimizde açtığımız okullarda, çocuklarımızın eğitimlerini kesintisiz sürdürmelerine destek oluyoruz. MİÇO programımızla bugüne kadar 1250’den fazla çocuğun gelecek hayallerine köprü olduk. AgroAkademi platformumuzla 2014 yılından bu yana yüzde 75’i kadınlardan oluşan toplam 875 çiftçimize sürdürülebilir tarım eğitimleri verdik. Her yıl çiftliklerimizde ortalama 2 bin mevsimlik işçiye istihdam sağlıyor; yaşam ve çalışma koşullarını iyileştiriyoruz. Çiftliklerimizde, çalışanlarımızın en az yüzde 70’inin kadınlardan oluşmasına özen gösteriyor; tarımda kadının ekonomiye ve istihdama katılımını destekliyoruz. Ülkemizde yaygınlaşması için öncülük etmekten gurur duyduğumuz programlarımızla, ülkemizin geleceğine yatırım yapıyoruz’’ diye konuştu.

 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Yeni Evleneceklere için fırsatlar koçtaş’ta

Koçtaş, ev dekorasyonu önerileri ve sunduğu fırsatlarla yeni evleneceklerin hayatlarını kolaylaştırıyor. Koçtaş, yeni evlenecek çiftlerin hayallerindeki dekorasyonu uygulayabilmeleri için mobilya, beyaz eşya, halı, perde ve dekoratif obje gibi ev için tüm ihtiyaçları ve en pratik uygulama çözümlerini tek çatı altında sunuyor. 

 

Yaşamın olduğu her yeri geliştiren ve güzelleştiren Koçtaş, ilham veren çözüm önerilerinin yanı sıra yüzlerce ürün seçeneğiyle yeni evleneceklere evlerini istedikleri stilde dekore etmelerine yardımcı oluyor. 

Koçtaş, en pratik çözümlerle  yeni evlenecek çiftlerin hayallerindeki dekorasyonu evlerine taşıyor. Koçtaş uzmanları yeni evleneceklere öncelikle yaşayacakları evi belirledikten sonra mobilya, beyaz eşya, halı, perde, hatta dekoratif obje gibi tüm gerekli şeyleri almalarını tavsiye ediyor.  Bu sayede alanın ölçüsüne uygun ve ihtiyaçlara cevap verebilecek dekorasyonu uygulamak mümkün.   

Taşınacak evin dekorasyon tarzına karar verildikten sonra, mobilya, aydınlatma, halı ve perdeler arasından seçim yapılabilir. En uygun bütçelerle değişiklik yapılmak istenen mutfak dolapları, hobi boyaları ile pratik bir şekilde boyanabilir, eski seramikler, üzerine şık bir yapışkanlı folyo kullanılarak yenilenebilir.

Koçtaş uzmanları, evde kullanılacak renk paletini oluştururken evin büyüklüğünü de göz önünde bulundurmayı tavsiye ediyor. Küçük evler için, evi olduğundan daha geniş ve ferah gösterecek açık renk yoğunluklu bir dekorasyon tercih edilebilir. Renklerin psikolojik etkileriyle yatak odasında dinlendirici bir ortam yaratılabilir ya da evin herhangi bir odasında daha enerjik bir atmosfer oluşturulabilir.   

Ev yaşamını kolaylaştıracak küçük ev aletleri ile buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, ocak, süpürge gibi beyaz eşya seçerken enerji sınıfı, kapasite, ses seviyesi, ihtiyacınıza yönelik programlar gibi özellikler öne çıkıyor. Beyaz eşya ihtiyacını karşılarken mutfaklarının dekorasyonuna da katkı sağlamak isteyenler ankastre ürünleri tercih edebilir.  

Koçtaş uzmanları, yeni evleneceklere alarm ve güvenlik cihazlarıyla evlerinin güvenliğini de sağlamalarını tavsiye ediyor. 

Eşya listesi hazırlarken aradıkları her şeyi tek bir adreste bulmak isteyenler Koçtaş mağazaları, Koçtaş mobil uygulaması, koctas.com.tr’yi, en doğru ürünler ve ilham veren çözüm önerileri için Koçtaş Yaşayan Evler BLOG’u ziyaret edebilir.  

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Çukurova Isı Pazarlama Müdürü Osman ÜNLÜ: “Kışa Hazırlık Yazdan Başlar”

Isıtma sektörünün lider markası Çukurova Isı, kış soğuklarında işletmelerde ve endüstriyel tesislerde; verimli, güvenli, tasarruflu ve konforlu ısıtma sağlamak için yaz döneminde yapılacak periyodik bakımın önemine dikkat çekti.  

Çukurova Isı Pazarlama Müdürü Osman ÜNLÜ, “gaz yakıtlı radyant ısıtma sistemleri”nin kullanım ömrünü uzatmak, enerji tasarrufu ile optimum verim elde etmek, can güvenliği ve sistemin emniyetli bir şekilde çalışmasını sağlamak ve konforlu çalışma ortamları sunmak için radyant ısıtıcıların yıllık bakım ve kontrollerinin düzenli olarak yaptırılması gerektiğinin altını çiziyor. ÜNLÜ, yaz aylarının kışa hazırlık için bir fırsat olduğunu ifade ediyor. 

 

Çukurova Isı Pazarlama Müdürü Osman ÜNLÜ, işletmelerde ve endüstriyel tesislerde ki “gaz yakıtlı radyant ısıtma sistemleri”nin periyodik kontrollerinin, bakım ve onarımlarının düzenli olarak yaptırılmasının hem işletme giderleri hem de can ve mal güvenliği açısından önemine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“Radyant ısıtma sistemlerinin uzun yıllar güvenli ve optimum verimlilikte çalışabilmesi için kışa girmeden periyodik bakımlarının yaptırılmasını öneriyoruz” diyen ÜNLÜ, sözlerine şöyle devam etti: “Kışa hazırlık yazdan başlar. Yaz aylarında yapılacak periyodik bakımla alınacak önlemler ile işletmelerin ve endüstriyel tesislerin ısıtma giderlerini düşük maliyetlerle yönetmelerini sağlamak mümkün. Çünkü periyodik bakım hem enerji masraflarından tasarruf edilmesini sağlıyor hem de radyant ısıtıcıların ömrünü uzatıyor. 

Alanında uzman olan servis ekiplerimiz tarafından ekonomik fiyatlarla yapılan periyodik bakımlarda; radyant ısıtıcıların genel temizlikleri yapılıyor, varsa arıza ve aksaklıklar gideriliyor. Cihaz temizliği sistemin verimli ve uzun ömürlü olması açısından büyük önem taşıyor. Radyant ısıtıcıların bulundukları ortamdaki toz ve diğer kirletici etkenler zamanla cihaz içerisinde kirlenmeye ve mekanik aksamların aşınmasına neden oluyor. Bu durum ise cihazın orijinal ayarlarını bozarak hem cihazın ısıtma performansını düşürüyor hem de gaz tüketimini artırıyor. Bakım esnasında gerekli kontroller, temizlik ve ayarlar yapılarak cihazın ilk günkü performansına ulaşması sağlanıyor. Bu sayede elektrik ve doğalgaz tüketimi de azaltılmış oluyor. 

Periyodik bakımla, ileride sistemde yaşanabilecek arızalar da erkenden tespit edilerek, daha yüksek maliyetli arızaların önüne geçiliyor. Bu sayede kış soğuklarında kesintisiz çalışan radyant ısıtıcılar ile işletmelerde maksimum performans ve konfor sağlanıyor. 

“Gaz yakıtlı radyant ısıtma sistemleri”nde yapılan bakım; can güvenliği ve sistemin emniyetli bir şekilde çalışması için de büyük önem taşıyor. Sistemdeki gaz kaçağı kontrolleri yapılarak, can ve mal güvenli sağlanıyor. İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSG) açısından da oluşabilecek riskler ortadan kaldırılıyor. Bu sayede sistemin güvenliği artırılıyor” dedi.

Çukurova Isı, 81 ili kapsayan geniş servis ağı ile sektörde fark yaratmaya ve kusursuz müşteri memnuniyeti sunmaya devam ediyor. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

İnsanlar Kararlarını Duygularıyla Alıp, Mantıklarıyla Destekliyor

İş yönetimi ve şirketler arası pazarlamayı anlattığı kitaplarıyla iş dünyasından geniş okuyucu kitlesine ulaşan Recep Akbayrak, ''Sinirbilim’in de kanıtladığı gibi insanlar kararlarını önce duygularıyla alıyor ve sonra da mantıklarıyla destekliyor, bu da pazarlama açısından büyük fırsatlar sunuyor.'' diyor.

 

Günümüzde şirketler potansiyel müşterilerine ulaşabilmek ve satış yapabilmek için çaba sarf ediyor ancak çok az şirket aslında potansiyel müşterilerinin ne istediğine odaklanıyor.

Şirketler arası pazarlamanın Türkiye’deki uzman isimlerinden Recep Akbayrak, son kitabı

Müşteri Bulma Sanatı’nda müşterinin ihtiyacına odaklanılmasının gerekliliğini anlatıyor.

 

Akbayrak; “Günümüzde ürünler birbirine benziyor. Aşırı farklılığı olan ürünler neredeyse yok gibi. Buna rağmen, bazı firmalar sektörün liderinden ürün almayı tercih ediyor. Bazılarının tercihi ise yeni kurulmuş firmalarla çalışmak oluyor. Bu durumun birçok nedeni var ancak en büyük nedeni şu: İnsanlar kararlarını önce duygularıyla veriyor, sonra verdiği kararı mantığıyla destekliyor. Yani aslında insan önce kendini ikna ediyor. Sadece bu bilimsel gerçekten bile yola çıkarak, pazarlamayla neler yapılabileceğini hayal etmek hiç de zor değil.” diyor.

 

TÜRKİYE’DEKİ KOBİ’LER İÇİN BÜYÜK FIRSATLAR VAR

 

B2B (şirketler arası) pazarlamayı merkeze alan ve uygulayan KOBİ’ler için hem Türkiye’de hem de yurtdışında büyümek için ciddi fırsatlar bulunduğunu belirten Recep Akbayrak, ortaya koyduğu sektörel odaklanma sistemini uygulama örnekleri üzerinden de anlatıyor.

 

SEKTÖREL ODAKLANMA YÖNTEMİ

 

Çoğu firma kendi ürün ve hizmetlerine o kadar çok odaklanıyor ki, sadece faydayı anlatmanın satış yapmak ve sadık müşteri oluşturmak için yeterli olacağı düşünülüyor şeklinde demeç veren yazar, ''Oysa sizin ürünlerinizin ne kadar çok sektörde kullanıldığıyla potansiyel müşterileriniz hiç ilgilenmiyor onun yerine tamamen kendi sektörüne özelleştirilmiş hap bilgi istiyor.'' dedi. Recep Akbayrak B2B markalar için en etkili pazarlama yönteminin sektörel odaklanma olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Bilfen okullarından lgs 2021’de ‘5 türkiye birincisi ‘

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) 2021 Liselere Geçiş Sınavı’nın sonuçlarını açıkladı. Bu yıl da pandemi nedeniyle her öğrencinin kendi okulunda girdiği 2021 LGS, olağanüstü tedbirlerle 6 Haziran’da gerçekleşti. Bilfen Ortaokullarından sınava giren bin 681 öğrencinin arasından 5 öğrenci, 500 tam puan alarak Türkiye şampiyonu oldu.

Bilfen Ortaokullarının LGS’den başarıyla çıkan şampiyonları belli oldu. Ankara Çayyolu, İskenderun ve İstanbul Çamlıca ve Ataşehir Kampüslerinde eğitim gören 5 öğrenci, LGS’de Türkiye birinciliği elde etti. LGS 2021 birincileri için Bilfen Çamlıca Ortaokulunda düzenlenen törende plaketlerini alan öğrencilerin mutlulukları gözlerinden okundu. 2021 LGS sınavında tüm soruları doğru cevaplayarak 500 tam puan alan Bilfen Ankara Çayyolu Ortaokulu öğrencileri Ada COŞKUN, Veli Kaan SEREN, Bilfen Ataşehir Ortaokulu öğrencisi Ceylin ALAK, Bilfen Çamlıca Ortaokulu öğrencisi Gülfem EKİZ’in yanı sıra Bilfen İskenderun Ortaokulu öğrencisi Muazzez Göksu ÖZER; başarılarının sırrının “planlı çalışmak ve kaliteli soru çözmekten” geçtiğini söyledi.

Son 4 Yılın En Zor Sınavı 

Millî Eğitim Bakanlığının uyguladığı, 8. sınıf öğrencilerinin girmiş olduğu LGS, Türkiye genelinde yaklaşık 1 milyon 243 bin 801 öğrencinin katılımıyla gerçekleşti. Bilfen İlköğretim Kurumları Genel Müdür Yardımcısı Nurşen KAYATÜRK, LGS’deki soruların Millî Eğitim Bakanlığı müfredatına ve kazanımlarına bağlı kalınarak sorulduğunu fakat LGS sisteminin uygulandığı son 4 yılın en zor sorularının bu sınavda sorulduğunu belirtti. Millî Eğitim Bakanlığının yıl boyunca yayımlamış olduğu örnek sorular ve çalışma fasikülü sorularıyla genel anlamda uyumlu sorular sorulduğunu aktaran KAYATÜRK şunları kaydetti: “LGS 2021’de öğrenciler son zamanların en zor sınavıyla karşılaştı. Bilfen Okulları öğrencileri bu sınavla bir kez daha ne kadar sitemli ve etkin çalıştıklarını göstermiş oldu. Bu kadar zor bir sınavda 5 birincimizin olması bizim için ayrıca bir gurur. Bu yıl Bilfen Ortaokullarından 1681 mezun verdik ve öğrencilerimizden 5 tanesi 500 tam puan alarak Türkiye Birinciliğine isimlerini yazdırdılar. Ayrıca bu sene 1, 2 ve 3’lük dilimde yer alan öğrenci sayımız geçen seneye göre yükselmesi bizi daha da mutlu etti.”

Bilfen’de Gelenekselleşen LGS Başarısı!

Bilfen Okullarının Ankara Çayyolu , İskenderun, İstanbul Çamlıca ve Ataşehir kampüslerinde eğitim gören öğrencilerden 5’i 500 tam puan alarak Türkiye şampiyonluğuna adlarını yazdırdı. Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da Bilfen Ortaokullularından mezun öğrencilerin Türkiye’nin en seçkin liselerine yerleşeceklerinden şüphe etmediğini söyleyen Bilfen İlköğretim Kurumları Genel Müdür Yardımcısı Nurşen KAYATÜRK, “Bilfen Okulları, bu sene de COVID-19’a karşı almış olduğu önlemler kapsamında, eğitim ve öğretim sürecini hem online hem yüz yüze olarak başarıyla tamamladı. Bu süreçte Türkiye genelindeki tüm kampüslerimizde uzaktan eğitim programımıza tam zamanlı olarak devam ettik. Yıllardır teknolojiye ve uzaktan eğitime yapılan yatırımların bir sonucu olarak uzaktan eğitim platformu ve online eğitimlerle 21 binin üzerinde öğrencimizin katılımıyla başarıyla yürüttük. Bu zorlu şartlarda dahi Bilfen’de başarı geleneği değişmedi. Güçlü eğitim kadromuz ve öğrencilerimizin azmi ile LGS 2021’i geride bıraktık. Açıklanan sonuçlar ile öğrencilerimiz, bizi bir kez daha gururlandırdı.” dedi.

 

LGS 2021’de birincilik elde eden 5 Bilfenli öğrencinin isimleri şöyle:

 

  1. Ada COŞKUN / Özel Bilfen Çayyolu Ortaokulu
  2. Veli Kaan SEREN / Özel Bilfen Çayyolu Ortaokulu
  3. Ceylin ALAK / Özel Bilfen Ataşehir Ortaokulu
  4. Gülfem EKİZ / Özel Bilfen Çamlıca Ortaokulu
  5. Muazzez Göksu ÖZER / Özel Bilfen İskenderun Ortaokulu

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

2021 LGS’de 12 Türkiye Birincisi Bahçeşehir Koleji’nden

Liselere Geçiş Sınavı'nın (LGS) birincileri belli oldu. Yaklaşık 1 milyon öğrencinin katılım gösterdiği sınavda Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; 97 öğrenci 500 tam puan aldı. 12 Türkiye birincisi ise Bahçeşehir Kolejinden çıktı. O öğrencilerden 3'ü olan Buse Ceylin Ayyıldız, Bengisu Yener ve Yusuf Küpeli başarılarının sırrını anlattı. 

 

26-27 Haziran’da düzenlenen LGS 2021 sonuçları bugün sabah saatlerinde açıklandı. MEB'den yapılan açıklamada "2021 Merkezi Sınava katılan 1 milyon 38 bin 492 öğrenci bulunuyor. Merkezi Sınavın her iki oturumundaki tüm sorulara doğru cevap veren öğrenci sayısı ise 97… Bu öğrenciler 36 farklı ilde bulunuyor" ifadeleri yer aldı. 12 Türkiye birincisi ise Bahçeşehir Kolejinden çıktı. Bahçeşehir Kolejinden yapılan açıklamada, sınav hazırlık döneminde yüz yüze ve on-line olarak eğitime devam eden öğrencilerin, Bahçeşehir Koleji’nin yapay zeka tabanlı dijital eğitim plartformu Metodbox ile sınava hazırlandığı belirtildi. 

 

Tam puan yapan öğrencilerden biri olan Buse Ceylin Ayyıldız, "Tabii zorlu bir süreçti. Çünkü okula gidemedik arkadaşlarımız ve öğretmenlerimizden mahrum kaldık ama bu süreci güzel atlatabildik ki başarıyı elde ettik. Mutluyum ve sınavdan çıktığımda içimde güzel bir his vardı, başarabileceğime inanıyordum çünkü her soruyu anlayarak cevaplamıştım. 8 yıllık bir emeğin karşılığını almak çok güzel bir güzel bir duygu" dedi.

 

"BAŞARAMIYORUM BIRAKAYIM DEMEDİM"

 

Hiçbir zaman pes etmediğini anlatan Ayyıldız, "Başaramıyorum bırakayım demedim. Bu da başarımda çok etkili oldu. Hedefim Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Lisesi’nde okumak. Önümüzde 4 yıl var, mesleğe tam karar veremesem de matematik, fen ağırlıklı bir bölümde okumak istiyorum" diye konuştu.

 

“ÇALIŞMAYI HİÇ BIRAKMADIM”

 

Denemelerde 500 tam puana ulaşamasa da sınavda bu hayalini gerçekleştirdiğini anlatan Bengisu Yener ise hedeflerini şu sözlerle anlattı:

"Öncelikle böyle bir sonucu beklediğimi söyleyebilirim. Çünkü herhangi bir eksiğim olduğunu düşünmüyordum. Sınavın zor olacağı yönünde bir söylenti vardı. Ama her şeye hazırlıklı olmam gerektiğini düşündüm. Ancak sınavdan sonra 500 tam puan beklediğimi söyleyemem. Sonuçlar açıklandığında biraz şaşırdım. Sınava hazırlanan öğrencilerin denemelere çok da aldırış etmemelerini öneririm. Ben okulun denemelerinde tam puan yapamamıştım. Koronavirüs döneminde de her ne olursa olsun çalışmayı bırakmadım öğrencilere tavsiyem de bu yönde olacak. Bunun yanında iç motivasyonlarını sağlamayı denesinler. Lise olarak İstanbul Erkek Lisesi'nde okumak, ileride ise çocuk cerrahı olmak istiyorum."

 

 

"KORONAVİRÜS SÜRECİNİ AVANTAJA ÇEVİRDİM"

 

Tam puan alan bir diğer öğrenci Yusuf Küpeli ise "500 tam puan beklemiyordum. Denemelerde sadece bir kere tam puan yapmıştım. Sınavda dikkatimi toplayıp stresimi yönetince bu sonuca ulaştım.  Koronavirüs sürecini avantaja çevirmeye çalıştım, yolda kaybedeceğim zamanı evde ders çalışarak kullandım. Çözemediğim soruların üzerine gittim, zorlandığım konulara çalıştım. Bundan sonrasında da meslek seçiminde mühendislik alanında çalışmalar yapmak istiyorum" ifadelerini kullandı.

 

Yusuf Küpeli'nin babası Serhan Küpeli de "Öncelikle çok teşekkür ediyorum, çok mutlu ve sevinçliyiz. Yusuf yaklaşık 1,5 yıldır fedakârlık yaparak ciddi emek verdi bu işe. Biz de ailesi olarak ondan böyle bir başarı bekliyorduk. Sadece sözelden eksiklerimiz olur diye düşünüyorduk ama onu da tam yaptı. Ailelere tavsiyem çocukların okuma becerisini ve dikkatini geliştirecek çalışmalar yapmaları. Çalışmanın içeriğini zenginleştirmenin önemli olduğunu düşünüyorum" diyerek ailelere tavsiyelerde bulundu.

 

Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ: “Ulusal sınavlara hazırlıkta dijital eğitimin hedefe yönelik çalışma olanaklarından yararlanılıyor.” 

Dijital eğitimin sınavlara hazırlanan öğrencilere hedefe yönelik çalışma planı oluşturma olanağı sunduğunu söyleyen Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ, yapay zekâ tabanlı kişiye özgü dijital eğitim platformları Metodbox’ın büyük katkısı olduğunu belirtti. Özlem Dağ sözlerine şöyle devam etti: “Bahçeşehir Koleji olarak Ulusal Sınavlara Tam Hazırlık Sistemi’miz çerçevesinde LGS ve YKS’de her yıl çok başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Her yıl hem bireysel hem toplam başarı yüzdemiz yüksek. Öğrencilerimizin geleceklerinde belirleyici rolü olan ulusal sınavlara en iyi şekilde hazırlanmalarını sağlamak için uzun yıllara dayanan sınav hazırlık tecrübemizden faydalanıyoruz. Dijital eğitimimiz, tecrübemizi en iyi şekilde aktarabilmek için kullandığımız en önemli araçlarımızdan biri. Ulusal Sınavlara Tam Hazırlık sistemimizle, kazanım eksikliklerini zamanında tespit ederek hedefe yönelik çalışma programları çıkarıyoruz. Ulusal sınavlara hazırlık sürecinde izlediğimiz yöntemler, yapay zekâ teknolojisinden yararlanarak kurguladığımız dijital eğitimimizin de önemli unsurlarından biri. Yapay zekâ tabanlı kişiye özgü öğrenme platformumuz Metodbox ile sınavlara hazırlanan öğrencilerimize etkin ölçme değerlendirme araçları ve bu doğrultuda kazanım eksikliklerini giderme olanağı sunuyoruz. Metodbox’ta yer alan Dijital Soru Bankası 7, 8 ve 12. sınıf düzeylerindeki öğrencilerimize kazanım eksikliklerini tamamlama ve tam öğrenmeyi sağlama olanağı sunuyor. 

Öğrencilerimiz hatalı veya eksik yanıt verdikleri her bir soru için o soruda kazandırılmak istenen yetkinliklere yönelik oluşturulmuş, soruya özel mini testlere ulaşım sağlıyorlar. Böylece her öğrenci, sadece kendi yanıtlarına göre eksik olduğu kazanım doğrultusunda sorulara erişebiliyor. Sunduğumuz soruya özel mini testlerle öğrencilerimizin, Metodbox’ta yer alan büyük soru havuzundan kendi ihtiyaç duydukları soruları doğru şekilde seçmeleri için vakit kaybetmelerini önlüyoruz. Yapay zekâ teknolojisi, mini testler sonrası öğrencilerimizi, eksik kazanımlarıyla ilgili konu anlatım videosu, fasikül testi ve diğer testlere yönlendiriyor. Böylece eğitimimizde uyguladığımız kişiye özgü öğretim modelini, ulusal sınavlara hazırlık aşamasında da yapay zekâ teknolojilerinden yararlanarak Metodbox ile uyguluyoruz. Böylece öğrencilerimize hedefe yönelik hazırlık yapma ve hedeflerine olan uzaklıklarını yakından takip edebilme olanağı sunuyoruz.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

69 yıllık tarihi Fenerbahçe Vapuru, Haliç Tersanesi’nde bakıma girdi

Rahmi M. Koç Müzesi’nin en büyük ve en ilgi çekici objelerinden Fenerbahçe Vapuru, yenileniyor. 2009 yılından bu yana müzede sergilenen 69 yaşındaki vapur, Türk denizcilik tarihinin simgelerinden… Kocaman bacası ve ahşap aksamı ile göz dolduran vapur, 28 Haziran’da demir aldı. Bir tekne yardımıyla 1.2 deniz mili süzülerek Haliç Tersanesi’ne giden Fenerbahçe Vapuru’nun yolculuğu hoş görüntülere sahne oldu. Vapur tüm işlemleri tamamlandıktan sonra Rahmi M. Koç Müzesi’nde yeniden gezilebilecek

Türk denizcilik tarihinin önemli gemilerinden ve İstanbul’un simge objelerinden biri olarak Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonunda bulunan Fenerbahçe Vapuru, 10 yıl aradan sonra bakıma girdi. 2009 yılından bu yana müzenin en gözde ziyaret alanlarından biri olan Fenerbahçe Vapuru’nun bakım ve onarım işlemleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından Haliç Tersanesi’nde yaptırılıyor. Vapur, havuza alınarak ihtiyaçları belirlendikten sonra su altı sac değişimi, boyama, pervane sökümü, güverte ve taraça zemin ağaçlarının bakımı, küpeşte değişimi ile genel bakım-onarım işlemleri gerçekleştirilecek.

55 yıl boyunca hizmet verdi

Fenerbahçe Vapuru, eşi Dolmabahçe Vapuruyla ile birlikte 1952'de İskoçya Glasgow'da William Denny&Brothers Dumbarton tezgahlarında inşa edildi. “Bahçe tipi” vapurların bir üyesi olan vapur, Şirket-i Hayriye'de (bugünkü adıyla Türkiye Denizcilik İşletmeleri) 14 Mayıs 1953 tarihinde hizmete girdi.

Uzun yıllar Sirkeci-Adalar-Yalova-Çınarcık arasında sefer yapan 2 bin 100 yolcu kapasiteli vapur, 22 Aralık 2008’de ‘Veda Turu’ isimli son seferini yaptı. Her biri 1.500 beygir gücünde iki adet Sulzer dizel motoru bulunan, çift uskurlu ve saatte 18 mil hız yapabilen vapur, kocaman bacası ve özellikle ahşap aksamı ile göz dolduruyor.

Yetişkinlere nostalji, çocuklara eğlence

Türkiye’nin ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenen Fenerbahçe Vapuru, yetişkinler için nostaljik bir ortamda keyifli Haliç manzarası sunuyor. Fenerbahçe Vapuru’nda çocuklar da Yalvaç Ural’ın Oyuncak Koleksiyonu’nu gezerek eşsiz bir deneyim yaşıyor. Bunun yanı sıra geçici sergilere ve müze eğitim çalışmalarına yer veriliyor.

Koç: Vapur müzemize değer kattı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından süreli olarak verilen Fenerbahçe Vapuru’nun müzede sergilenmesi için yapılan iş birliği de uzatıldı. Fenerbahçe Vapuru önünde 25 Haziran’da düzenlenen “Yenileme ve Bakım Protokolü İmza Töreni”, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Rahmi M. Koç Müzesi’nin kurucusu Rahmi Koç’un katılımıyla gerçekleştirildi. Rahmi M. Koç, törende yaptığı konuşmada İBB’ye teşekkür etti. Koç, “Fenerbahçe Vapuru müzemize bir değer kattı. Müzemiz burada kaldığı sürece ziyaretçilerimize ve bilhassa çocuklarımıza, öğrencilerimize hizmet verecek” dedi. İmamoğlu da müzecilik alanında yaptıkları katkılardan dolayı Koç’a teşekkürlerini iletti.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı